Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu-Kartepe Zirvesi’nde Sakarya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kemal İnat, Yrd. Doç. Dr. Nebi Miş, Arş. Gör. Mustafa Caner, ‘’15 Temmuz, Küresel Etkiler’’ konulu konferansta önemli bilgiler verdi. Sakarya Üniversitesi’nden Arş. Gör. Mustafa Caner, İran’ın 15 Temmuz’da ülkemize destek verdiğini, Prof. Dr. Kemal İnat ise Almanya’nın 15 Temmuz’da ülkemize, demokrasiye destek vermeyip, teröristleri koruyucu açıklamalar yaptığını belirtti.

ERKEN DÖNEMDE DARBECİLERLE YÜZLEŞİLEMEDİ

Dünyadaki darbeler ve 15 Temmuz Darbe Girişiminin bütün boyutlarıyla masaya yatırıldığı Kartepe Zirvesi’ndeki Demokrasi Salonu’nda gerçekleşen konferansta ilk olarak konuşan Yrd. Doç. Dr. Nebi Miş, Türkiye’de siyaset ve toplumun dönüşümü noktasında 15 Temmuz’u ele aldı. Miş, “Birçok ülkede darbeler oldu, devam ediyor. 1980’lerde bu tarz darbeler sonlandı aslında. Ve darbeler tarihe karıştı. Türkiye’de ise 2016 yılında askeri darbe ile yüzleşti. Bunun nedenlerini okuduğumuzda darbeyi planlayanlar Türkiye’deki bütün darbe kültürlerinde faydalanmıştır. Türkiye’de darbecilerle erken dönemde yüzleşememek darbelerin devam etmesini sağladı“ dedi.

DARBE İÇİN HAZIRLIKLAR YAPILDI

Türkiye’de FETÖ’nün 2010 itibaren darbeyi hazırlamak için bazı çalışmalar yaptığını ifade eden Miş, ”Uluslararası boyutta ve ülkedeki bazı muhaliflerle beraber çalıştıklarını görüyoruz. Ekonomik gelişmeyi olumsuz etkilemeyi sağlayacak hamleler de sağlandı. Basın ve medya kullanarak psikolojik bir savaş çıkartılmaya çalışıldı. Kurumsal kriz yaratmak da bu uygulamalar arasında idi” ifadelerini kullandı.

İRAN DARBEYE İLK CEVAP VEREN ÜLKELERDEN İDİ

Arş. Gör. Mustafa Caner, 15 Temmuz’da İran’ın nasıl bir tavır sergilediğini aktardığı sunumunda; darbe girişimi haberini aldığında İran’ın hemen tepki verdiğini, kınadığını ifade ederek, ”İran Dış İlişkiler Bakanı’ndan sosyal medya aracılığıyla darbeyi eleştiren ve Türkiye’nin bağımsızlığının önemini belirten bir açıklama geldi. Bu açıklamanın, darbe bitmeden yapılması da çok önemliydi. İran’ın temel tutumunun darbeyi kınama ve meşru hükümetin yanında oldu” dedi.

15 TEMMUZ İRANI DA ETKİLEYECEKTİ

‘’Neden İran böyle davrandı?’’ sorusuna cevap veren Caner, ”İran Yüksek Milli Güvenlik Kurumu acil olarak toplandı 15 Temmuz darbesi sonrasında. Devletin en önemli kurumu. İran’ın ulusal güvenlik durumlarında toplanır bu kurul. Bu toplantı İran’ın 15 Temmuz’un kendi güvenliği ile alakalı olduğunu düşünmesinin bir gösterisiydi. Türkiye’deki bir iktidarsızlığın kendi güvenliğini de etkileyeceğini biliyordu. Bu söylem İran’daki tüm kesimlerin aynı düşünceyi paylaştığı da anlama gelmiyor. Darbenin tiyatro olduğunu düşünenler de vardı” şeklinde konuştu.

ALMANYA TERÖRİSTLERİ DESTEKLEDİ

Prof. Dr. Kemal İnat ise Almanya’nın 15 Temmuz politikasına dair notlarını aktardı. İnat, ”Almanya da aslında İran’a benzeyen bir ülke, çok sorunlu bir ülke. Üç tane tespitle başlayabiliriz. Almanya, 15 Temmuz sonrasında müttefik gibi davranmadı. Türkiye’ye demokrasi konusunda destek vermedi. Türkiye’ye teröre karşı destek vermedi. Demokrasiye destek olmadı. Çünkü demokrasiye karşı acık bir darbe girişimiydi. 15 Temmuz aynı zamanda bir terörist saldırıydı. Almanya buna karşı Türkiye’nin güvenliğine destek vermedi” ifadelerini kullandı.

İÇİŞLERİMİZE KARIŞMAMASI GEREKİYOR

Merkel’in 16 Temmuz’da yaptığı açıklamasında darbecilere yönelik uygulamalarda Türkiye’ye uyarıda bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. İnat, ”Bunlar bizim için iyi niyetli uyarılar olarak görülmüyor. Almanya darbeye destek veren bir tutumda olmuştur. Hiçbir şekilde bir müttefik gibi davranmamıştır. Müttefik gibi davranmak için öncelikle Türkiye’nin iç işlerine karışmayı da bırakmaları gerekmektedir” dedi.