Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı'nda kurulan "Gündüz Kliniği"nde, psikolojik desteğe ihtiyacı olan çocuklar, sosyal ortamlardan kopmadan tedavi ediliyor. 

Çocuklarda dikkat eksikliği, otizm, şizofreni, obsesif kompulsif bozukluk gibi çok sayıda hastalığın tedavi edildiği klinik, Türkiye'de sayılı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. 

Desteğe ihtiyacı olan çocuklar, gün boyunca hekim ve öğretmenlerin gözetiminde çeşitli etkinliklerle tedavi edilerek, günlük yaşamlarındaki gereksinimleri gerçekleştirme imkanı buluyor.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nursu Çakın Memik, yaptığı açıklamada, 10 yıl önce kliniğin kurulduğunu belirterek, özellikle ayakta tedavide zorlanılan hastaların kabul edildiğini söyledi.

Yatacak şekilde ağır olmayan hastaların klinikte tedavi edildiğini kaydeden Memik, şunları konuştu:

"Gündüz Kliniği tedavi yöntemi özellikle çocukları her gün görebilmemiz, kendimizin bireysel gözlem yapabilmemiz açısından çok önemli. Hastamızla her gün görüşme yapabiliyoruz, terapi uygulayabiliyoruz. Yaşam alanı içerisinde çocukları değerlendirebiliyoruz. Ayrıca ebeveynleri ve yakın çevreleriyle de daha sık görüşme olanağımız oluyor. Haftada mutlaka bir gün aileyle görüşüyoruz." 

"Gündüz Kliniği'nin Türkiye'ye yayılmasını istiyoruz" 

Memik, hastalarda başlatılan ilaç tedavisideki etkileri klinik sayesende gözlemleyebildiklerini belirterek, "Gündüz Kliniği tedavi yöntemi çok yararlı ve önemli bir tedavi yöntemi. rkiye'de bir tane olması biraz üzücü bir durum, bütün Türkiye'ye yayılmasını istiyoruz. Nüfusa baktığımızda, Batı'ya oranladığımızda aslında Kocaeli'de bile 4 tane bu klinikten olmasını istiyoruz. Umarım giderek Türkiye'ye yayılır." ifadelerini kullandı.

Klinikte belirli sayıda çocuğun tedavi edilebildiğine değinen Memik, çok fazla yoğun tedavi programının buna neden olduğuna vurgu yaptı.

Tedavi için buraya gelen çocuklar sosyal ortamlarından kopmuyor

Doç. Dr. Nursu Çakın Memik, tedavide çok sayıda farklı etkinlikler yaptıklarını anlatarak, "Etkinlikleri sadece etkinlik yapma amacıyla yapmıyoruz. Hastaları gözlem yapabiliyoruz. Kurallara uyup uymadıklarını izleyebiliyoruz. O esnada geri bildirimlerde bulunabiliyoruz, yönlendirmeler yapabiliyoruz. Hastalarımız için burada yaptığımız her bir etkinliğin amacı var. Tedavi sürecinin ortalamasına baktığımızda 1,5-2 ay sürebiliyor." diye konuştu. 

Kliniğin, hastaları gözlem açısından bir fırsat olduğuna değinen Memik, şunları kaydetti:

"Tedaviyi hızlı yapabilmemiz açısından bu çok önemli. Buraya gelen çocuklar sosyal ortamlarından kopmuyor. Çocuklar akşam buradan ayrıldıklarında sosyal aktivitelerine devam ediyorlar. Biz burada okulu da çok önemsiyoruz. Birebir öğretmenlerden eğitim alma fırsatları oluyor. Çocuğun bulunduğu seviye itibarıyla ders veriyor. Özellikle ruhsal anlamda zorluk yaşayan çocukların burada tedavi olup, daha sonra işlevselliği artmış çocuklar olarak tekrar hayatlarına devam etmesini sağlıyoruz. Psikolojik bozulmalar çocuklarda ciddi anlamda işlev kaybı yapabiliyor. Bu nedenle bunu düzeltmek en temel amacımız."